18 Mayıs 2016 Çarşamba

Fury

David Ayer’ın 2014 yılında tamamladığı Fury’nin çarpıcı senaryosu yine David Ayer tarafından kaleme alınmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerini konu alan filmde, Amerikalı 5 askerden oluşan bir ekibin Fury isimli M4 Sherman tipinde bir tankla aldıkları görevleri yerine getirmek amacıyla koyuldukları yolda Almanlarla olan çarpışmaları detaylı bir biçimde anlatılmaktadır.
Başrollerini Brad Pitt, Shia LaBeouf ve Logan Lerman’ın paylaştığı filmde Logan Lerman, kendini savaşın ortasında bulan çaylak bir asker olan Norman karakterini, Brad Pitt ekibin lideri olan Çavuş Collier’ı, Shia LaBeouf ise; Bible lakaplı Boyd Swan karakterini canlandırmaktadır. Ekibe önderlik eden Kıdemli Başçavuş Don Collier, Wardaddy lakabıyla nam salarak neredeyse ordusundaki herkesin tanıdığı zeki bir komutandır.
Wardaddy ve ekibinin bu savaştaki son görevi, Nazi birlikleri tarafından kuşatılan bölgelerde sıkışıp kalan askerlerini sağ salim bir şekilde kurtarmaktır. Yola çıktığı bu zorlu görevde kaybettiği bir adamının yerine verilen genç Norman yaşından dolayı Don’un endişelenmesine sebep olurken, ekibe yeni katılan çaylak asker bu duruma adapte olmakta oldukça güçlük çekmektedir. Savaşın tam ortasında herhangi birini öldüremeyeceğini söyleyerek psikolojik açıdan buna henüz hazır olmadığını gösteren Norman Don’un endişelerini haklı çıkartırken, her ekip ancak en zayıf halkası kadar güçlü olabilir düsturunu baz alan Wardaddy ise görevi tehlikeye atmamak adına Norman’a kendi yöntemleriyle destek olmaktadır. 
David Ayer, son zamanları bile olsa bir savaşın asla sessiz bir şekilde bitmeyeceğini gayet iyi göstermiş diyebilirim. Filmdeki uzak mesafelerden yapılan silahlı çatışma sahnelerinin ve yine aynı şekilde uzaktan yapılan top atışlarının geniş açılardan çekilmesini oldukça başarılı bulmakla beraber, filmdeki diyalogları, görsel efektleri, ses efektlerini, kurguyu, oyunculukları ve senaryoyu da gayet başarılı bulduğumu söyleyebilirim. 
Emma adında genç bir Alman kızı canlandıran Alicia von Rittberg güzelliğiyle filme renk katarken, Grady rolünde izlediğimiz Jon Bernthal, Norman’ın iyimser yaklaşımının aksine acımasızlığı ile filme adeta bir denge getirmektedir. 
Sonuç olarak; İkinci Dünya Savaşı’nın başarılı bir şekilde anlatıldığı epik filmlerin arasına girmeyi başardığını çok rahat bir biçimde ifade etmekte sakınca görmediğim Fury’nin, harika sahneleri ve sürükleyiciliği ile muhakkak seyredilmesi gereken filmlerden biri olduğunu bilmenizde yarar var.

Samet Yavuz Cermenoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder